Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin %85’i ilk 1 yıl içinde gebe kalır. 1 yıl düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen gebe kalamayan çiftlere infertilite (kısırlık) tanısı konur. İnfertil çiftlerin %40’ında neden kadın kaynaklı, %40’ında ise erkek kaynaklı problemlerdir. Bu yazıda kadında kısırlık nedenleri ve kadında kısırlık testleri hakkında sizleri bilgilendireceğim.

Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

Kadın kaynaklı kısırlık nedenlerini 4 ana başlık altında toplayabiliriz.

  1. Yumurtlama problemleri
  2. Yumurtalık rezervinin azalması
  3. Tüplerin kapalı olması
  4. Rahimde yer kaplayan organik patolojiler

Yumurtlama Problemine Bağlı Kısırlık

Kadın kısırlığının en sık nedenlerinden biri de yumurtlama problemleridir. Tiroid hormon bozukluğu, prolaktin hormon yüksekliği ve polikistik over sendromunda (PKOS) düzenli yumurtlama (ovulasyon) olmaz ve buna bağlı da gebe kalmak zorlaşabilir.

Neyse ki, yumurtlama bozukluğu olan hastalar, kısırlık tedavisinde gebelik şansının en yüksek olduğu hasta grubudur. Çünkü bu hastalarda kısırlığın nedenini biliyoruz ve yumurtlama tedavisi ile problem kolaylıkla çözebiliyoruz.

Yumurtalık Rezervinin Azalmasına Bağlı Kısırlık

Kadında yumurtalık rezervinin azalması tedavisi daha zor bir durumdur. Yumurta rezervini artıran  bazı ilaçlar olsa da başarı şansı yine de düşüktür. Yumurtalık rezervi azalmış hastaların vakit kaybetmeden tüp bebek tedavisine başvurması, evli değilse de yumurta dondurması daha mantıklı bir yöntem olacaktır.

Kadında Tüplerin Kapalı Olmasına Bağlı İnfertilite

Hamile kalabilmek için tüplerden en az birinin açık olması gerekir. Çünkü sperm ve yumurta tüplerde karşılaşır ve döllenme tüpte gerçekleşir. Eğer her iki tüp de tıkalıysa sperm ve yumurta hiç karşılaşamayacak ve gebelik oluşamayacaktır. Bu nedenle iki tüpü de tıkalı hastaların gebe kalabilmek için tek şansı tüp bebek olacaktır.

Tubal faktörlü hastaların aşılama tedavisi veya diğer kısırlık tedavileri ile hamilelik elde etmesi imkânsızdır. Bu yüzden infertil çiftlerde ilk araştırılan faktörlerden biri de fallop tüpleridir. Tüplerin açık olup olmadığı ise ilaçlı rahim filmi (HSG) ile anlaşılır.

Rahimde Yer Kaplayan Lezyonlar

Rahimde yer kaplayan miyom, polip gibi organik patolojiler de kısırlığa neden olabilir. Miyomların kısırlığa neden olabilmesi için yerleşim yeri çok önemlidir. Büyük, rahimin içine doğru uzanan miyomların kısırlığa veya düşüğe neden olması daha yüksek ihtimaldir.

Hangi Faktörler Kadında Kısırlık Riskini Artırır?

Yukarıda sayılan rahim, yumurtalık ve tüplerle ilgili problemler dışında aşağıdaki faktörler kadında kısırlık riskini artırır.

  • İleri yaş
  • Sigara, alkol
  • Stres
  • Kötü beslenme
  • Aşırı kilolu veya çok zayıf olmak

Kadın Kısırlık Belirtileri

Kadında kısırlık belirtilerinden en önemlisi adet düzensizliğidir. Özellikle adet gecikmesi olması PKOS veya over rezerv azalmasının belirtisi olabilir. Her iki durum da kısırlığa neden olabilir.

Eğer genç bir kadın düzenli adet görüyorsa yumurtlamanın olduğu ve yumurtalık rezervinin tükenmediği anlaşılır. Ancak ileri yaş kadınlarda düzenli adet olsa da yumurta sayı ve kalitesi azalmış olabilir. Bu durumda yumurta rezerv testlerine başvurmak gerekir.

Ağrılı adet görme (dismenore) endometriyozis belirtilerinden biridir. Endometriyoziste yumurtalık rezervi azalmasına veya tüplerde tıkanıklık olmasına bağlı olarak kısırlık daha sık görülür. Bu nedenle ağrılı adet görme, cinsel ilişkide ağrı gibi belirtiler kısırlık belirtisi olabilir.

Bir Kadının Kısır Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?

Bir kadının kısır olup olmadığı muayene, ultrason ve bazı laboratuvar testleri ile anlaşılır. 1 yıl korunmamaya rağmen gebelik yoksa kısırlık testlerinin yapılması gerekir. 35 yaş üstü kadınlarda ise kısırlık testleri 6 ay korunmamaya rağmen hamilelik olmadığında yapılmalıdır.

Kadında Kısırlık Testi Nasıl Yapılır?

Kadında kısırlık testleri için aşağıdaki testler yapılır.

  • Adetin 2 veya 3. günü hormon tahlili (FSH, LH, E2, Prolaktın, TSH)
  • AMH testi
  • HSG (İlaçlı rahim filmi)
  • Ultrason
  • Adetin 21. günü progesteron testi

Adetli iken yapılan hormon  tahlili ve AMH testi yumurtalık rezervini gösterir. Eğer FSH<10 ise veya AMH> 1.1 ng/ml ise yumurtalık rezervinin iyi olduğu anlaşılır.

Adetin 21. günü bakılan progesteron ise yumurtalamanın olup olmadığını gösterir. Progesteron> 3 ise yumurtlamanın olduğu anlaşılır. Eğer hasta 28 günde bir adet görmüyorsa o durumda beklenen adet tarihinden 1 hafta önce kanda progesterona bakmak gerekir.

Kısırlık tedavisine başlanmadan önce mutlaka kadının tüplerinin tıkalı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bunun için de yapılması gereken ilaçlı rahim filmidir. Çünkü ultrason tüplerin açık olup olmadığını göstermez.

Ultrason ile de kısırlık anlaşılabilir. Bunlar dışında gebe kalmaya çalışan bir kadında rahimde bebeğin tutunmasına engel olacak polip, miyom gibi problemlerin olup olmadığını anlamak için transvajinal ultrason yapılmalıdır. “Kısırlık tedavisi için ne zaman ameliyat gerekir?” sorusunun cevabı için ilgili yazımı okuyabilirsiniz.

Bekarken Kısırlık Nasıl Anlaşılır?

Bekar bir kadının kısır olup olmadığı ultrason ve testler ile anlaşılır. Adet düzensizliği veya endometriyozis belirtileri olan bekar bir kadına yapılan ultrason ile yumurta rezervi anlaşılır. Yumurta rezerv durumundan emin olmak için de hormon testleri yapılır.

Tüplerin açık olup olmadığı ultrasonda belli olmayacağı için, bekar bir kadında HSG çekmeden tüpler hakkında yorum yapmak doğru değildir.

Sonuç olarak kadında kısırlığa neden olabilecek tüm bu faktörler araştırıldıktan sonra yol haritası belirlenmeli ve tedaviye başlanmalıdır. Kadında kısırlığa neden olan bu faktörlerin çoğu düzeltilebilirken, yumurtalık rezervinin azalması, tüplerin kapalı olması gibi problemlerin tedavisi zordur.

Burada önemli olan tanı ve tedavi için geç kalmamak, gerekirse kısırlık tedavisini tekrar denemek, pes etmemektir.

Sağlıkla ve sevgiyle kalın…

Referanslar

  1. Kvaskoff M. Endometriosis: a high risk population for major chronic diseases? Hum Reprod Update. 2015;21(4):500–516.
  2. Veltman-Verhulst S. Emotional distress is a common risk in women with polycystic ovarian syndrome: a systematic review and meta-analysis of 28 studies. Hum Reprod Update. 2012;18(6):638–651. doi: 10.1093/humupd/dms029. [PubMed] [CrossRef[]
Prof. Dr. Deniz Ulaş 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. Aynı yıl TUS sınavında yüksek puan alarak ilk tercihi olan Ankara Etlik Zübeyde Hanım Doğumevi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasına başladı. Kadın doğum ihtisasını bitirdikten sonra Yozgat Bozok Doğumevi'nde mecburi hizmetini yaptı. Ardından Azerbaycan Bakü'de Ankara Medical Center'ın açılmasında görev aldı. 2 yıl hastanede kadın doğum uzmanı ve başhekim yardımcısı olarak çalıştı. 2010 yılında Ankara'da üniversitede çalışmaya başladı. 2014 yılında Doçent, 2020 yılında Profesörlük ünvanı almaya hak kazandı. İnfertilite (kısırlık), Tüp Bebek Tedavisi, Aşılama Tedavisi, Genital Estetik Uygulamalar, Vajinismus ve Riskli Gebelik Takibi özel ilgi alanlarında yurt dışı ve yurt içi bir çok bilimsel kongrede konuşma ve sunumlar yaptı. 200'ü aşkın bilimsel çalışma ve makaleleri bulunan Prof. Dr. Deniz Ulaş halen Yüksek İhtisas Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Ankara Çukurambar'da bulunan muayenehanesinde ise hastalarını kabul etmektedir.Detaylar için hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz