Progesteron hormonunun yumurtlamayı engellediğinin keşfedilmesiyle beraber 1950’lerden itibaren doğum kontrol hapları (oral kontraseptifler) istenmeyen gebeliğin engellenmesi için kullanılmaya başlanmıştır. Doğum kontrol hapları (OKS) yumurtlamayı engelleme dışında, servikal mukusu kalınlaştırıp spermin geçişini engelleyerek, ayrıca drahim duvarına embriyonun tutunmasını engelleyerek de gebelikten korur.

Kombine doğum kontrol haplarının içinde östrojen ve progesteron bulunmaktadır. İlk üretilen doğum kontrol hapları (1. Jenerasyon) çok yüksek dozda östrojen içermekteydi. Bu yüzden de daha çok yan etki görülmekteydi. Ama zamanla östrojen dozu 20-35 mikrogarama düşürüldü (2. Jenerasyon) ve içindeki progesteron çeşidi değiştirildi (3. Jenerasyon). Sonuç olarak şu anda piyasada bulunan doğum kontrol haplarının etkinliği daha yüksek, yan etkileri ise eski haplara göre çok daha azdır.

3. Jenerasyon doğum kontrol hapları ne kadar güvenli olursa olsun mutlaka doktor kontrolünde kullanılması ve takip edilmesi gerekir. Çünkü bu hapların kan basıncı, karbonhidrat ve lipid metabolizması, pıhtılaşma sistemi, kalp damar sistemi, beyin ve kanser üzerine olumlu veya olumsuz etkileri vardır. Doğum kontrol haplarının bu sistemler üzerindeki etkilerine gelin tek tek bakalım.

    • Kan basıncını artırabilir. Hipertansiyon yapıcı etki 1. Jenerasyon doğum kontrol haplarında daha sık görülmekteydi. Östrojen dozunun azaltılması ile bu yan etki de azaldı. Ancak yine de ileri yaşta, sigara içen ve kontrol altına alınmamış hipertansiyon öyküsü olanların OKS kullanması önerilmez.
    • Kalp krizi riskini artırabilir. 35 yaş altı, sigara içmeyenlerde 3. Jenerasyon doğum kontrol haplarının kalp krizi riskini artırmadığı ama 35 yaş üstü sigara içenlerde kalp krizi riskini 20 kat artırdığı yapılan bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir. Bu nedenle düşük doz OKS bile olsa 35 yaş üstü sigara içen kadınlarda doğum kontrol hapının kullanılması kesinlikle önerilmez, kontrendikedir.
    • Doğum kontrol haplarının pıhtılaşmayı artırıcı etkisi vardır. Özellikle yüksek doz östrojen içeren 1. Jenerasyon OKS’lerde tromboz riski artar. Buna bağlı da emboli (inme), felç riski artar. İnme riski, düşük doz doğum kontrol haplarında çok çok düşüktür (1/10000). Ama ailevi kan pıhtılaşması olanlarda, sigara içenlerde ve 35 yaşın üstünde pıhtılaşma riski artar. O yüzden kendinde veya ailesinde emboli, felç öyküsü olanların, kan pıhtılaşması testlerinde bozukluk olanların, 35 yaş üstü sigara içenlerin düşük doz da olsa OKS kullanması önerilmez.
    • Doğum kontrol haplarının içinde bulunan progesteronun insülin metabolizması üzerine olumsuz etkisi vardır. Glukoz intoleransı ve insülin direncine neden olabilir. Bu olumsuz etki progesteronun türüne göre değişir. Örneğin levonorgestrel içeren OKS ler noretindron veya desogestrel içerenlere göre glukoz metabolizmasını daha çok bozar. O yüzden insülin direnci öyküsü olanlarda doğum kontrol hapının doğru seçimi önemlidir.
    • Halk arasında doğum kontrol hapının kanser yapıcı etkisi olduğu düşünülür. Tam tersi doğum kontrol hapları bazı kanserlerden koruyucu etkiye sahiptir. Kanserden koruyucu etki, kullanım süresi arttıkça artar. Yapılan bilimsel çalışmalar, doğum kontrol hapının rahim kanseri (endometriyum kanseri), yumurtalık kanseri (over kanseri) ve barsak kanseri (kolorektal kanser) riskini %70-80 azalttığını göstermektedir. Bu nedenle doğru zamanda, belli bir süre doğum kontrol hapının kullanılması bir kadını bu kanserlerden koruyacaktır.

Önceden doğum kontrol haplarının meme kanseri riskini artırdığı düşünülmekteydi. Ama son yapılan çalışmalarda, düşük doz doğum kontrol hapı ile meme kanseri arasında bir ilişki olmadığı saptanmıştır. Hatta doğum kontrol hapları memedeki fibroadenom, fibrokistik hastalık gibi iyi huylu meme hastalıkları riskini azaltır.

 

Özetleyecek olursak doğum kontrol hapını kesinlikle kullanmaması gereken hastalar şunlardır.

  1. Tromboflebit veya tromboemboli (inme, pıhtı atması) öyküsü olanlar
  2. Koroner hastalık veya serebrovasküler olay (beyin) öyküsü olanlar
  3. Şiddetli hipertansiyon
  4. 35 yaş üstü sigara içenler
  5. Karaciğer hastalığı
  6. Östrojen bağımlı kanser veya meme kanseri şüphesi olanlar

Sonuç olarak; doğum kontrol hapının vücuttaki birçok sisteme hem olumlu hem de olumsuz etkisi vardır. Yeni nesil doğum kontrol hapları eski jenerasyon haplara göre daha güvenlidir ama yine de risk faktörü olan hastalarda kalıcı hasara neden olabilir. Bu yüzden doğum kontrol hapına doktor onayı olmadan başlanmaması gerekir. Kullanıldığı dönemlerde de 6-12 aylık periyotlarla kontrollerin yapılması gerekir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.