1 yıl korunmamaya rağmen gebelik olmaması durumuna kısırlık (infertilite) denir. Kısırlık tedavisine başlanmadan önce hem kadın hem de erkek infertilite nedenleri açısından araştırılır. Bu testlerin sonucuna göre çoğunlukla aşılama tedavisi ya da tüp bebek tedavisi uygulanır. İnfertilite ve tüp bebek tedavisi ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için ….. sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Bazı durumlarda aşılama veya tüp bebek tedavisinden önce cerrahi müdahale yapmak gerekir. Bu yazıda “İnfertil bir çiftte hangi durumlarda ameliyat gerekir?” sorusunun cevabını irdeleyeceğiz.

Rahim içinde miyom, polip olması

Miyom, her 3 kadında görülen iyi huylu bir tümördür. Aşırı kanama, ağrı veya hızlı büyüme olmadığı sürece miyom ameliyatına gerek yoktur. Belirli aralıklarla takip yeterlidir. Ancak çocuk düşünen bir çiftte özellikle submukoz miyom varsa alınmalıdır. Çünkü submukoz miyom tam rahimin içinde (endometriyuma) yani bebeğin yerleşeceği bölgede bulunur ve düşüğe ya da erken doğuma neden olabilir.

Aynı şekilde endometriyal polipler yani rahimin içinde olan polipler de bebeğin rahim duvarına tutunmasını (implantasyon) engelleyebilir.

Bu nedenle infertil bir çiftte aşılama veya tüp bebek tedavisi öncesi ultrasonla gerekirse sulu ultrasonla (salin infüzyon sonografi) rahimde polip, miyom olmadığından emin olmak gerekir. Poliplerin hepsi, miyomların da submüköz olanları ameliyatla alınmalı, ondan sonra gebelik planlanmalıdır. Intramural veya subseroz miyomlar eğer endometriyuma bası yapmıyorsa ve boyutları çok büyük değilse ameliyatla alınmasına gerek yoktur.

Submukoz miyom veya endometriyal polip histeroskopik olarak alınabilir. Histeroskopi ameliyatı ucunda kamera olan bir aletle rahim ağzından geçilerek rahimin içine ulaşılarak yapılır. Rahimin içi su ile doldurularak net görüntü elde edilir. Miyom veya polip görüldükten sonra kökünden kesilerek alınır. Histereskopide vücutta herhangi bir kesi veya dikiş olmaz, hasta aynı gün evine taburcu edilebilir.

Rahimde perde (uterin septum) olması

Rahimde perde olması kısırlığa neden olmaz ama tekrarlayan düşüklere neden olabilir. Bu nedenle eğer uterin septumdan şüpheleniliyorsa ilaçlı rahim filmi (HSG) ile tanıyı kesinleştirmek gerekir. Çünkü rahimde perde tanısı sadece ilaçlı rahim filmi ile konur.

Eğer rahimde perde varsa ve derecesi fazla ise histeroskopi ile perdenin alınması gerekir. Perde alınmadan tüp bebek veya aşılama yapılırsa bebekte düşük riski veya erken doğum riski yüksek olacaktır. Uterin septum ameliyatla düzeltildikten sonra düşük riski %80-90 azalacaktır.

Hidrosalpenks (tüplerde genişleme)

Geçirilmiş enfeksiyona, ameliyata veya endometriyozise bağlı tüplerde tıkanıklık olabilir ve bu bölgede sıvı birikebilir. Bu duruma hidrosalpenks yani tüplerde şişme veya genişleme denir.

Tıkalı olan tüp hasarlı olduğu için o taraftan gebelik oluşmayacaktır. Diğer tüp sağlamsa gebelik oluşabilir, ancak hidrosalfinksin embriyo üzerine toksik etkisi olabilir ve gebelik kaybı yaşanabilir. Çünkü tüpte biriken bu sıvının içinde embriyo için toksik maddeler vardır. Bu maddeler hem sperme hem de embriyoya zarar verir.

O yüzden Ankara tüp bebek tedavisinden önce biz var ise mutlaka hidrosalpenksi ameliyatla alıyoruz yani cerrahi olarak o taraftaki tüpü alıyoruz. Daha sonra tüp bebek tedavisine başlıyoruz. Hidrosalfinksi aldıktan sonra tüp bebek tedavisinin de başarı şansı artmaktadır.

Başarısız tüp bebek denemeleri

2 veya daha fazla başarısız tüp bebek denemesinden sonra diyagnostik yani tanı amaçlı histerekopi yapılması önerilmektedir. Histereskopide implantasyonu engelleyen rahim içinde polip, miyom veya yapışıklık olup olmadığı belli olur ve varsa tedavi edilir.

Histereskopide hiçbir problem çıkmasa bile, histeroskopiden bir ay sonraki adette yapılan tüp bebek tedavisinin de başarı şansı artmaktadır. Çünkü histeroskopi sonuçta rahim içinde minör travma yaratır. Bu travmaya bağlı hasarı onarmak için de o bölgeye büyüme faktörleri gelir. Rahimin iç tabakasında artan büyüme faktörlerinin de bebeğin rahime tutunma şansını artırdığı yapılan bazı çalışmalarda gösterilmiştir.

Endometriyoma (çikolata kisti)

Endometriyozisin yumurtalıkta kist yapmış haline çikolata kisti tıbbi adıyla da endometriyoma denir. Çikolata kisti yumurtalık rezervini bozarak veya tüplerde tıkanıklık yaparak kısırlık (infertilite) yapabilir.

Çikolata kistleri kısırlık dışında kistte patlama, kendi etrafında dönme gibi komplikasyonlara yol açabilir. Acil durumlar dışında çikolata kisti küçükse ve hiçbir şikayete yol açmıyorsa ameliyatla alınmasına gerek yoktur.

Ancak kist 4-5 cm den büyükse, kasık ağrısı, adet düzensizliği, kısırlık gibi şikayetlere yol açıyorsa; veya kistte patlama, torsiyon (yumurtalığın kendi etrafında dönmesi) gibi acil durumlar söz konusu ise çikolata kistinin ameliyatla alınması gerekir. Çikolata kisti ameliyatından sonra gebelik şansı da artmaktadır.

Ankara çikolata kisti tedavisinde biz de acil durumlar dışında veya kist çok büyük değilse ilaçla tedavi tercih ediyoruz ameliyat önermiyoruz. Ancak ameliyat gerekiyorsa da kapalı yöntem dediğimiz laparoskopi ile çikolata kisti ameliyatı yapıyoruz.

Çünkü laparaskopik çikolata kisti ameliyatından sonra hasta daha çabuk ayağa kalkar, daha az ağrı hisseder ve daha çabuk normal hayatına döner.

Tüp Açma Ameliyatı

Travma, enfeksiyon veya endometriyozise bağlı tüplerde tıkanıklık olabilir. Mikrocerrahi ile tüp açma ameliyatı bazı merkezlerde yapılmaktadır. Ancak tüp açma ameliyatının başarı şansı çok düşüktür. Aynı tüpte tekrar yapışıklık olma riski yüksektir. Ya da tüp açma ameliyatı sonrası o tüpte dış gebelik riski artacaktır. Seçilmiş vakalarda, yani genç hastada, tüpte ciddi hasar yoksa tüp açma ameliyatı denenebilir. Ancak ileri yaş kadında, tüpte ciddi hasar varsa, direk tüp bebek tedavisi yapılması daha mantıklı bir yol olacaktır.

Dirençlı Polikistik Over Sendromu (PKOS)

Polikistik over sendromlu hastalarda aşılama ya da tüp bebek tedavisinde yumurta geliştirici ilaçlar kullanılır. PKOS’lu hasta bu ilaçlara aşırı yanıt da verebilir, çok zor yanıt da verebilir. O yüzden PCOS’lu infertil hastalarda ilaç dozunu ayarlamak çok önemlidir ve çok hassas bir konudur. PKOS hakkında daha detaylı bilgi için …….. sayfamızı inceleyebilirsiniz.

İlaca yanıt vermeyen yani yumurta gelişmeyen hastalarda cerrahi olarak ovaryan drilling uygulaması hastanın hormonlarını düzenlediği için ilaca olan yanıtını artırır. Ovaryan drilling, laparoskopi dediğimiz kapalı ameliyatla yapılır. Yumurtalığın belli bölgelerine iğne ile girilerek stromal yoğunluk azaltılmaya çalışılır.

Ovaryan drilling sonrası hastaların adetleri düzene girer kendiliğinden gebelik şansı da artar. Ama sonuçta ovarian drillingin bir ameliyat olduğu ve ameliyatın getirdiği riskleri taşıdığı unutulmamalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.