Hamilelikte kan pıhtılaşması hem anne hem de bebek için hayati önem taşır. Çünkü kan pıhtılaşması tedavi edilmezse annede derin ven trombozu, pulmoner emboliye; bebekte ise düşük, erken doğum, gebelik zehirlenmesi, anne karnında bebeğin ölmesine neden olabilir.

Kan pıhtılaşması için en önemli risk faktörü gebeliktir. Bu nedenle risk altında olan kadınların belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması anne ve bebeğin hayatı için çok önemlidir. Çünkü gelişmiş ülkelerde bile en önemli anne ölüm nedenlerinden biri de gebelikte kan pıhtılaşmasıdır

Kanda Pıhtılaşma Nedir?

Kanda pıhtılaşma (tromboz) insan vücudunu kanamalara karşı koruyan fizyolojik bir olaydır. İnsanlarda pıhtılaşma ve pıhtılaşmayı önleyen mekanizmalar bit denge içinde çalışır. Pıhtılaşmanın fazla olması da az olması da tehlikelidir. Bu dengede bozulma olursa ya kan pıhtılaşması ya da aşırı kanama problemleri meydana gelir.

Tromboz Riskini Neler Arttırır?

Tromboz riskini artıran faktörler şunlardır:

  • İleri yaş
  • Sigara
  • Siyah ırk
  • Genetik yatkınlık
  • Obezite
  • Diyabet
  • Hareketsizlik
  • Gebelik
  • Ameliyat
  • Doğum kontrol hapları

Riski Azaltma ve Korunma Yöntemleri Nelerdir?

Kan pıhtılaşması riskini azaltmak için dikkat edilmesi gerekenler şu şekilde özetlenebilir.

  • Sigara içmemek
  • Hareketsiz kalmamak
  • Düzenli spor
  • Dengeli beslenme
  • Kilo almamak
  • Tromboz riski yüksek hastalarda korunma yöntemi olarak tromboemboli profilaksisi yapılır. Tromboemboli profilaksisinde kullanılan ilaçlar heparin, kan sulandırıcı iğneler ve aspirindir.

Gebelikte Pıhtılaşma Normal Bir Şey mi?

Gebelikte hormonların etkisi ile kan pıhtılaşması artar ve bu normal bir şeydir. Eğer gebelikte kan pıhtılaşması artmasaydı düşük veya doğum sonrası aşırı kanama olurdu. Çünkü doğum ve düşük aşırı kan kaybına neden olabilecek bir durumdur.

Hamilelikte kan pıhtılaşmasının artması gebe bir kadını aşırı kanamadan korumuş olur. Ancak bazı kadınlar doğuştan kan pıhtılaşmasına yatkındır. Kan pıhtılaşmasına yatkın olan bu kadınlar gebe kaldığında ise pıhtılaşma daha da artar ve kadının hayatını riske atabilir.

Hamilelikte Kan Pıhtılaşması Nasıl Olur?

Hamilelikte östrojen hormonunun etkisi ile faktör 2,5,9,13 hariç tüm pıhtılaşma faktörleri artar. Pıhtılaşmayı önleyici fibrinolitik aktivite ise gebelikte azalır. Dolayısıyla hamilelikte kan pıhtılaşması artar.

Ayrıca hamile bir kadının daha hareketsiz olması ve kilo alması da kan pıhtılaşması riskini artırır. Hamilelik öncesi kan pıhtılaşması olmayan bir kadında gebelikte olan bu fizyolojik değişiklikler sorun yaratmaz. Ancak gebelikte doğuştan pıhtılaşma yatkınlığı olup olmadığı önemlidir. Kalıtsal veya kazanılmış trombofilisi olan hastalarda gebelikte olan bu fizyolojik değişiklikler hem anne hem de bebek için sorun oluşturabilir.

Gebelikte Kan Pıhtılaşmasının Sebepleri Nelerdir?

Hamilelikte kan pıhtılaşmasnın en önemli 2 nedeni vardır.

  • Trombofili
  • Daha önce tromboz öyküsünün olması

Doğuştan olan yani genetik kan pıhtılaşmasına kalıtsal trombofili, sonradan gelişen kan pıhtılaşmasına ise antifosfolipid sendromu adı verilir. Her iki durumda da gebelik, kan pıhtılaşmasını daha da artırır ve hem anne hem de bebek için zararlı sonuçlara sebep olabilir.

Trombofililer dışında hareketsizlik, sigara, çok kilo alma, az su içme de hamilelikte kan pıhtılaşması sebepleri arasındadır.

Hamilelikte Kan Pıhtılaşmasının Belirtileri Nelerdir?

Hamilelikte kan pıhtılaşması derin ven trombozu veya pulmoner tromboemboli belirtilerine neden olabilir. Derin ven trombozu (DVT) bacakta kızarıklık, ağrı, hassasiyet, ısı artışı şeklinde belirti verir. Hamilelikte derin ven trombozu genellikle sol üst bacakta görülür. Çünkü soldaki damarlar sağa göre daha dardır.

Gebelikte kan pıhtılaşması akciğerleri etkilerse yani kan pıhtısı akciğerdeki damarları tıkarsa pulmoner tromboemboli tablosu meydana gelir. Pulmoner tromboembolide nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük, ağızdan kan gelmesi belirtileri görülür.

Hamilelikte Yaşanan Kan Pıhtılaşması Nelere Neden Olur?

Hamilelikte yaşanan kan pıhtılaşması en sık tekrarlayan gebelik kayıplarına (habitüel abortus) neden olur. Tekrarlayan düşük dışında erken doğum, preeklampsi gibi belirtilerle de hamilelikte kan pıhtılaşması kendini gösterebilir.

Pıhtılaşma Risk Seviyesi Nasıl Tespit Edilir?

Pıhtılaşma risk seviyesi kan testi ile tespit edilir. Gebelikte kan pıhtılaşması aşağıdaki testlere bakılarak anlaşılır.

Kalıtsal trombofili testleri (Doğuştan pıhtılaşma yatkınlığı):

  • MTHFR mutasyonu
  • Aktive protein C rezistansı (Faktör 5 leiden mutasyonu)
  • Protrombin gen mutasyonu
  • Antitrombin 3 eksikliği
  • Protein C eksikliği
  • Protein S eksikliği

Antifosfolid sendromu için bakılan testler:

  • Lupus antikoagülan
  • Antikardiyolipin antikorları
  • B2 glikoprotein 1

Hamilelikte Kan Pıhtılaşması Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kan pıhtılaşmasının tedavisinde kan sulandırıcı iğneler, aspirin (coraspin), warfarin ve oral antikoagülanlar kullanılır. Kan sulandırıcı iğneler 2 çeşittir.

  • Heparin
  • Düşük molekül ağırlıklı heparin (Clexane, Oksapar vs)

Heparin ve düşük molekül ağırlıklı heparinler plasentadan geçmez bu nedenle gebelikte kan pıhtılaşması tedavisinde kullanılırlar. Heparine kıyasla düşük molekül ağırlıklı heparinler gebelikte kan sulandırıcı olarak daha çok tercih edilir. Çünkü bunların yarı ömrü heparine göre daha uzun, yapması daha kolay ve yan etkisi daha azdır.

Gebelikte kan sulandırıcı olarak warfarin ve antikoagülanlar kesinlikle kullanılmaz. Çünkü bu ilaçlar plasentadan geçer ve bebekte doğuştan bazı sakatlıklara, kanamaya neden olabilir.

Hamilelikte kan pıhtılaşması tedavisinde aspirin de kan sulandırıcı iğnelerle birlikte kullanılır. Aspirin ve iğnelerin birlikte kullanımı kan pıhtılaşması tedavisinde daha etkilidir.

Gebelikte Kan Sulandırıcı İğnelere Ne Zaman Başlanmalı?

Kan pıhtılaşması riski yüksek olan bir kadında gebe kalır kalmaz kan sulandırıcı iğnelere başlanması gerekir. Hamilelik boyunca ve doğuma kadar kan sulandırıcı iğnelere devam edilmelidir.

Hamilelikte Kan Sulandırıcı İğneler Ne Zamana Kadar Yapılmalıdır?

Kan sulandırıcı iğneler doğuma kadar kullanılmalıdır. Ancak doğuma yakın kan sulandırıcı iğneyi kullanmamak gerekir. Çünkü kan sulandırıcı iğneler, doğumda kanama riskini ve epidural anestezinin yapıldığı bölgede hematom riskini artırır.

Doğumdan 12 saat önce kan sulandırıcı iğnenin kesilmesi bu riskleri ortadan kaldırır. Bu nedenle bazı hastalarda 37. Haftada kan sulandırıcı iğneler kesilir ve doğumdan 24 saat sonra tekrar kan sulandırıcı iğnelere başlanır.

Kan Sulandırıcı İğnelere Doğumdan Sonra Devam Etmek Gerekir mi?

Kan pıhtılaşma riski lohusalık döneminde de devam eder. Bu nedenle hamilelikte kan sulandırıcı iğne kullanan bir kadının doğumdan sonra da iğneye devam etmesi gerekir. Doğumdan 24 saat sonra kan sulandırıcı iğneye başlanmalı ve doğum sonrası 6-8 hafta tedaviye devam etmek gerekir.

Hamilelikte Kan Sulandırıcı İğnelerin Bebeğe Zararı Var mı?

Kan sulandırıcı iğneler plasentadan geçmez. Dolayısıyla bebeği etkilemez ve bebeğe herhangi bir zararı yoktur. Bu nedenle gebelikte kan sulandırıcı iğneler güvenli kullanılabilir.

Kan pıhtılaşma iğnesi kullanmanın kadın için de ciddi bir zararı yoktur. Sadece kan pıhtılaşma iğneleri kadında kanama riskini biraz artırır. Ama kan pıhtılaşma iğnesinin etkisi 12 saatte kaybolur. Bu nedenle doğumu yaklaşmış hamile bir kadında iğneye bir süre ara verilmesi mantıklı bir seçenektir.

Hamilelikte Kan Pıhtılaşması Düşüğe Neden Olur mu?

Hamilelikte kan pıhtılaşması tekrarlayan düşüğe neden olur. Bu nedenle üst üste 2-3 defa düşük yapmış bir kadında düşük nedenleri araştırılırken kan pıhtılaşması testlerine de bakmak gerekir.

Gebelik Kayıpları Ne Zaman Araştırılmalıdır?

Hamileliklerin %25’i düşükle sonuçlanır. Bu nedenle her düşüğün araştırılmasına gerek yoktur. İlk 3 aydaki düşüklerin %80 nedeni bebekte genetik problem olmasıdır. Ancak ardışık 2-3 defa gebelik kaybı olan bir kadında düşüğün nedenleri arasında kan pıhtılaşması olabilir. Bu nedenle tekrarlayan gebelik kayıpları olduğu zaman kan pıhtılaşması testlerinin yapılması gerekir.

Düşük Yapma Nedenlerini Araştırırken Hangi Testler Yapılır?

Üst üste 2 veya 3 defa düşük yapan bir kadında aşağıdaki testlerin yapılması gerekir.

  • Kan pıhtılaşması testleri
    • MTHFR mutasyonu
    • Aktive protein C rezistansı (Faktör 5 leiden mutasyonu)
    • Protrombin gen mutasyonu
    • Antitrombin 3 eksikliği
    • Protein C eksikliği
    • Protein S eksikliği
    • Lupus antikoagülan
    • Antikardiyolipin antikorları
    • B2 glikoprotein 1
  • Kadın ve erkeğin kromozom analizi
  • İlaçlı rahim filmi (HSG)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.